• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/

İstanbul Van Dayanışma Platformu

Araştırma Yazıları
Günün Sözü







TAM EKRAN YAPIN
Arkanıza Yaslanın 
Yumun Gözlerinizi..

Haftanın Kitabı
YakitHesabi.com

Muhteşem Resimler DEVAM

IslamicART 1   2   3
Hava Durumu
Anlık
Yarın
-1° 4° -5°
Takvim
Üyelik Girişi

Nazan OSKAY

 NE DEĞİŞTİ NE DEĞİŞİYOR?

Van’ın Büyükşehir olmasıyla ile birlikte merkez ilçenin belediyelere ayrılmasına bağlı olarak beklentiler de arttı. Van’ın büyükşehir olmadan önceki sorunların hangisi ciddi anlamda ele alınıyor? Tabi yol asfaltlamaları dışında. Yolların asfaltlanmasıyla herhangi bir yol, kaldırım ve çevre düzenlenmeden bu çalışmaların açıkçası çok da kayda değer olduğu söylenemez.

Ara sokaklara baktığımızda kaldırım diplerinde biriken çöpler, toz ve toprak çirkin görüntülere sebep vermekle beraber, insan sağlığını tehdit eden birçok tehlikeyi de beraberinde getirir. Örneğin sokağa atılan şişe kırıkları ya da paslanmış metal parçaları tehlikeli kesikler açabilir. Özellikle eski Araştırma Hastanesi bu anlamda verilebilecek en iyi örnektir. Ayrıca çöplerdeki sebzeler ve hayvansal atıklar çok çabuk çürüdüğünden hem çevreye pis kokular yayar, hem de farelerin ve sineklerin üremesini kolaylaştırarak hastalıkların yayılmasında etkili olur.

 Van’da sadece bir değil birçok belediyenin aynı anda hizmet verdiği böylesi bir durum açıkçası içler acısı ve utanç verici husustur.

Sokak ve caddelerde hiçbir çevre düzenlenmesi ve tam anlamıyla temizliği de yapılmayan bu sorunlar gittikçe daha da vahim bir hal almaktadır.

Bu nedenle bütün belediyelerin bir an önce artık ciddi anlamda çevre düzenlenmesine önem verip, bu anlamda halkı da uyarıp; duyarlı olmaları konusunda özen göstermeleri gerekmektedir.

Bir diğer sorun ise özellikle daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi inşaatı süren binalardır. Vatandaşın kullandığı kaldırımları işgal etmeye ve böylesi kirli bir çalışma sürdürmeye hakları yoktur. Belediyelerin ve diğer ilgili kurumların bu konuda gerekli uyarıları yapmaları gerekmektedir.

Van doğa güzelliğiyle hepimizin faydalandığı bir kenttir. Bu nedenle burada yaşayan her bireyin bu güzel şehri sahiplenip, koruması ve gereken özeni göstermesi gerekmektedir.

 


   YAZARIMIZA AİT ÖNCEKİ YAZI... 

 




VAN GÖLÜ VE KADERİ

Derin maviliği eşsiz görünümüyle Van Gölü; yazık ki bir çöplüğü andırmakla kalmayıp Van Kalesi nden İskele ye kadar inşaat hafriyatlarıyla doldurulmuş durumda.

 

Van Gölü’ndeki kirlilik her geçen gün biraz daha korkutur hale geliyor. Gölde oluşmaya başlayan çöp yığınları, bir an önce önlem alınması için adeta çığlık atıyor. Göl çevresinde bulunan arıtma tesisleri de tam kapasite çalıştırılmadığı için göle faydadan çok zarar veriyor. İlimizi tanıtma amaçlı yapılan çalışmalar gibi bu tesislerinde, nafile olduğunu açıklayan uzmanlarla hemfikirim. Eminim ki Van’da yaşayan her duyarlı vatandaş da aynı konuda muzdariptir. Ülkemizin en büyük gölünde oluşmaya başlayan böylesi kirlilik Van ilimiz için utanç verici bir durumdur. Özellikle merkez- kampüs yolu buyunca dizilen inşaat firmaları tarafından önemsenmeyen bu sorun gün geçtikçe daha da çirkin görüntülere sebebiyet vermektedir. Birçok kentte yapılan yapay göllere önemli derecede hassasiyet gösterilirken, Van Gölü gibi tarihi ve doğal güzellikleri olan değerli bir göl, nasıl olurda bu kadar göz ardı edilir? Açıkçası akıl sır erdiremiyorum.

 

Kirliliğin Van Gölü’nde sebep olduğu sorunlardan biri de çözünmüş oksijen düzeyinin azalmasıdır. Bu durum göl içerisinde yaşayan canlıların ve en önemlisi endemik tür olan inci kefali balığının yaşamını tehlikeye atmaktadır.

 

Bu konuda yapılacak birkaç şey vardır ki bunların basında, halkın çevre duyarlılığı hakkında bilinçlendirilmesi gelir. Bu bağlamda kıyı şeridindeki firmaların duyarlı olması, görüntü ve çevre kirliliği yaratan bu işyerlerinin uygun bir yere taşınmasıdır. Belediyelerimizin; elimizdeki bu essiz hazineyi korumak, ortak kaygısı olmalıdır. Van gölü ve çevresinin bir çöp yığını olarak değil, insanların yararlanacağı dinlenme ve huzurun adresi olarak kamuya kazandırılması gerekmektedir. İnşaat firmalarının adeta gasp ettikleri Van gölü çevresi tamamen park ve sahil yolu olarak değerlendirilmesi Van için önemli bir yatırım olacaktır.







SEÇİMLER BİTTİ ŞİMDİ VAATLERİ YERİNE GETİRME ZAMANI  


Nazan OSKAY
1 Nisan 2014

2014 yerel seçimleri zorlu bir maratonu geride bırakarak, yeni başkanlar mazbatalarını alarak göreve hızlı biçimde başladılar. Bu görevlerini başarıyla yürüteceklerinden kuşkumuz yoktur.

 

Artık seçim bitti daha yoğun bir süreç içinde halk vaat edilen her şeyin hayata geçirilmesini bekliyor.

 

Cumhuriyet tarihinde ilk kez yerel seçimlere ‘Büyükşehir’ unvanıyla giren Van, artık sadece bir belediyeyle değil dört belediye ile hizmet verecek. Bu da dört koldan çalışmak anlamına geliyor ki, sorunların daha çabuk çözüleceği ve daha çabuk kalkınan bir Van olacağının göstergesidir.

 

Belediyecilik hizmetleri denilince, akla daha çok şehrin fizikî yapısına dair hizmetler gelmektedir. Bu hizmetler elbette belediyenin en temel görevidir. Ancak fiziki yapının düzeltilmesinin yanında sosyal belediyeciliğin de aynı şekilde önemsenmesi gerekiyor.

 

Van kentinin birçok eksiğinin olduğunu her defasında belirtiyoruz. Ancak bu eksikler tamamlanamayacak sorunlar değildir elbette. Yapılması gereken tek şey seçim öncesinde bu eksiklerin giderilmesine dair vaat edilenlerin hayata geçirilmesidir. Nedense her seçim öncesi adaylar, aday gösterildikleri bölgelerinin eksikliklerine çözüm önerileri noktasında birbirleriyle yarışırlar ancak seçim sonra bu eksiklikler ve sunulan çözüm önerileri bir anda unutuluverir.

 

Peki, nedir bu eksikler?

 

Van’ın temel ihtiyaçları düşünülerek projelerin gerçekleştirilmesi ve bu projelerin sadece geçici dönem için değil, uzun vadede cevap verecek çözümler olması gerekiyor.

 

Modern altyapı çalışmalarının Van’ın en ücra köşelere kadar yaygınlaşmasına destek olunmalı, modern bir şehrin en önemli unsurlarından olan meydan ve parkların öneminin bilincinde olarak, kentteki tüm halkın rahatça seyahat edebileceği bir bütün olarak planlanmalıdır.

 

Van’da sorunların başında gelen tüm ulaşım seçenekleri tarihi ve turistik potansiyeline göre tasarlanmalıdır. Van’da hızla inşa edilen yeni binaların kentin ruhuna uygun yapı tiplerinin olması gerekmektedir.

 

Van’ın ulaşım sorunu kadar, çevre kirliliğinin de artık kalıcı bir çözüme kavuşturulması belediyenin ilk etapta çözmesi gereken görevidir. Bu sorun sadece merkezi yerlerde değil, aynı şekilde her sokağın çöplerle boğuştuğu bir kısırdöngü halini almıştır. Bu nedenledir ki sadece Devlet Büyüklerinin Van’a gelemsiyle birlikte temizlik gören Van halkı, bu temizliği ve önemi her daim görmelidir.

 

Büyükşehir belediyesine dâhil edilen köylere de gereken değer verilmelidir. Şehirde çözülmeyi bekleyen bu sorunlar aynı şekilde köylerde de ele alınmalıdır. Yol, su ve sokak düzenlemeleri gibi.

 

Kısacası Akıllı ve mantıklı projeler yürütmek, planlamak daha gerçekçi olacaktır. Bu sayede ne halkı kandırmak olacak ne kendini kandırmak olacaktır. 




   YAZARIMIZA AİT ÖNCEKİ YAZI... 


MEMLEKET İSTERİM

Nazan OSKAY 


Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun

….

Ünlü şair Cahit Sıtkı TARANCI nede güzel dile getirmiş özlem duyduğu memlekete, tıpkı bizlerin hasret duyduğu memleket gibi.

Aslında bu çok isteyip de kavuşamadığımız memleket elimizin altında ama ne yazık ki onu yaşamayı beceremiyoruz.  

Günümüzde ideal şehirler oluşturmak için çeşitli adımlar atılıp tanımlar yapılıyor. Bir kentin ideal şehir olabilmesi için belli başlı özelliklere sahip olması gerekiyor. Şöyle bir baktığımızda İdeal şehrin sahip olması gereken özelliklerin birçoğunu Van’da göremiyoruz. Yıllardır projeler anlatılır ancak hiçbirinin henüz nihayete erdiğine şahit olmadık.

Peki, bu ideal dediğimiz bir kentte neler olmalı?

İdeal şehirler, halkın tüm gereksinimlerini en kolay yoldan en iyi şekilde karşılamalı. Sağlık, ekonomik, eğitim konulu sorunlar başta olmak üzere tüm sorunları ortadan kaldıracak yapılara ve düzeye sahip olmalı. Ve bu yapıların kolay ulaşabilecek ve bir düzen içinde olması gerekiyor.

İnsanın maddi ve manevi ihtiyaç ergonomisine uygun olarak yapılaşmış şehirler olmalı. Her gelirden vatandaşa hitap edecek estetik konutlara sahip bir şehir insanların daha mutlu yaşamalarını sağlar.

İdeal şehirlerde tarihi eserler, binalar, anıtlar korunur. Geçmişine sahip çıkan şehirler geleceğe daha parlak bakabilir. Ama Van’a baktığımızda yılda ne kadar turist çekiyor? Bunu ancak başka kentleri gören insanlar açık bir şekilde fark edebilir.  Tarihini koruyan şehirlere gelen turist sayısı diğer kentlere oranla çok daha fazladır. Hem şehrin tanıtımı daha iyi yapılır, hem de ekonomik olarak şehir kalkınır. Şehrin tanıtımı derken, bu tanıtımlar gerçeği yansıtmalı.

Bir şehrin ideal şehir olabilmesi için geniş yeşil alanlara, parklara ihtiyacı vardır. Çocukların açık havada gelişimlerini düzenli olarak sağlayabileceği, insanların iş stresinden uzaklaşıp rahat bir nefes alarak spor yapabileceği alanlara sahip olmalıdır. Ama Van’a baktığımızda bırakın rahat nefes almayı, adeta ruhumuz daraldığı çevresel sorunlar ve depremden kalan enkazların izleri, ayrıca bu izlerin yerini çöplerin aldığı bir görüntüyle karşı karşıyayız. Eski Araştırma hastanesine baktığımızda çok net bir şekilde görebiliriz bütün sorunu. Ağaçların taş ve çöp yığınlarının arasında yok olmaya bırakılması içler acısı bir durumdur.

Bir şehrin gelişmesi, ideal olabilmesi için kültür-sanat etkinliklerine ve festivallere ev sahipliği yapması gerekir. Sinema festivalleri, sanat galerileri, konserler, tarihi ve geleneksel festivaller, çeşitli sergiler ve etkinlikler şehrin gelişmişlik düzeyine katkı sağlar. Bu gibi etkinlikler kültürler arası etkileşimi sağlar ve daha ferah bir ortamın sağlanmasında önemli rol oynar. Kültürel etkileşimin olduğu yerlerde şiddet daha az olur.

Peki, Van gibi bütün tarihi ve doğal güzelliklere sahip olan bir kent, bu özelliklerin hangisine sahip? Göl desek var, ama kirlilik almış başını gidiyor. Sahil yolu desen her şey sözde, gerçekte olan bir şey yok. Sahil yolu da yok.

Diğer doğa güzelliklerine baktığımızda insanları çekecek bir ortam maalesef yaratılmıyor.  Ne düzenli bir ulaşım ne de yeşil bir alan.

İdeal bir şehirde insanların ilk o şehre adım attığı bir otogarı olmalı, Van’da otogara baktığımızda Pazar yerlerinden bir farkı yok.  Şehir Stadyumunun da bundan pek bir farkı yok.

İdeal bir Van olması için nimet gibi gördüğümüz bütün bu özelliklerin zaten yapılması gerektiği bir gerçektir. Ve artık lütfen olsun bunlar şu yaşadığımız 21. Yüzyılda.  Yeşili maviyi, mimariyi bir uyum içinde görelim. Çünkü biz buna hasretiz.

Evet; dışarıdan baktığımızda Van Büyük Şehir ama maalesef içine girdiğimizde çarpık kentleşmenin, bakımsızlığın ve sahipsizliğin oluşturduğu ve bazı kasabalarla dahi karşılaştırılamayacak bir şehirle karşılaşıyoruz ne acı…





   YAZARIMIZA AİT ÖNCEKİ YAZI... 




SÜREGİDEN REZALET
Nazan OSKAY 
Ocak 2014

Hatırlarsanız Nisan ayında halk otobüsleri ile ilgili olarak yaşanan sıkıntıları “BALIK İSTİFİ YOLCULUK” başlığıyla duyurmaya çalışmıştık. Ancak sıkıntılar ve bu sıkıntıların nasıl giderileceğinin bilinmesine rağmen bugüne kadar halk otobüsleriyle ilgili olumlu bir gelişmenin yaşandığını söyleyemiyoruz ne yazık ki!

Her gün yerel gazete manşetlerinde ihaleler yapıldı, yeni otobüsler görücüye çıktı çıkıyor gibi haberlerle sıkıntının ele alındığı gibi görünse de, ne acıdır ki tek bir adım bile atılmadığı açık bir şekilde görülmektedir. Özellikle kampus- merkez hattı,  rezaletin ne kadar ciddi bir boyutta olduğunu gözler önüne sermektedir.

Hastahanenin kampus içine taşınmasıyla katlanan yolcu kapasitesi bu güzergâhta yaşanan sıkıntı üzerinde ciddi bir şekilde durulması ve bir an önce çözüme kavuşturulması gerektirmektedir. En ufak bir kazada balık istifi gibi bindirilen bu yolculardan tek bir tanesinin bile kurtulamayacağı her halde hiçbir zaman düşünülmedi ki, durum bu kadar skandal bir vaziyette.

 

 Büyük sıkıntı yaşanan diğer bir güzergâhta havalimanı hattıdır. Havalimanına bir kilometreden fazla mesafe kala indirilen yolcular yine aynı şekilde aynı sıkıntıları yaşamaktadırlar.


 

Bu durumdan sorumlu yetkili ya da yetkililer kimlerse, merakla beklediğimiz otobüslerin gün yüzüne çıkarılmalarının zamanı geldi geçiyor. Yıl 2014 ve hala muavinler yolcuların arasından geçip ( rahatsız edici bir şekilde) ücretleri almaya çalışmaktadır.  Anlayacağınız odur ki Halk otobüsleriyle ilgili sıkıntılar diz boyu.

 

Evet, Van artık bir Büyük Şehir oldu. Ama öyle görünüyor bu sadece resmiyette kalıyor. Büyük Şehir adına olması gerekenleri sadece billboardlarda görüyoruz. Gerçekte tek bir icraat bile yok.  Van, Sözde marka kent değil gerçekte marka kent olması gereken bir Şehir.
gazetevan




Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam74
Toplam Ziyaret846490
Tarihte Bugün


Finans - Borsa
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.04216.0663
Euro6.75016.7772
Reisten Tarihi Konuşma
Köşe Yazıları

Diğer Linklerimiz
Kim Kimdir?