• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/

İstanbul Van Dayanışma Platformu

Video Arşivi
Araştırma Yazıları
Günün Sözü







TAM EKRAN YAPIN
Arkanıza Yaslanın 
Yumun Gözlerinizi..

Haftanın Kitabı
YakitHesabi.com

Muhteşem Resimler DEVAM

IslamicART 1   2   3
Hava Durumu
Anlık
Yarın
25° 28° 15°
Takvim
Üyelik Girişi

Ayşe B

 Hiç kimse kimsesiz kalmasın
Ayşe Böhürler

Modern çağın getirdiği yaşam biçiminin, teknolojilerin, şehir hayatının insanları yalnızlaştırdığı bir gerçek. Değerler hiyerarşimizde kardeşliğin, dayanışmanın giderek arka sıralara itilmesi bizi daha çok yalnızlaştırıyor. Gündemimiz başka. Yanıbaşımızdakiler değil gündemimiz, sanal alemdeki her şey!

Kendimiz ve elimizdeki dijital cihazlar dışında her şeye karşı kayıtsızlaşıyoruz. Yardıma ihtiyacı olan bir dostumuzun veya tanıdığımızın yardımına koşmaktansa, görünür olma kapasitesi yüksek dijital ortamlarda her türlü duygunun edebiyatını yapmayı seviyoruz. Sözde kalan ama kalbe ve amele inmeyen bir yardımseverlik ve merhamet duygusu kuşatıyor dilimizi, hayatımızı. Her şeyden önemlisi de kalbimizi.

Kalbimiz giderek çevremizde olan her şeye karşı duyarsızlaşıyor.

Bencilleşme kelimesinin manasını aşacak düzeyde insani olan her şeye karşı alakamızı kaybediyoruz. Kur'an bunu kalbin katılaşması olarak tanımlıyor. Etrafımız ise kendini muktedir sananlarla dolu. Hem kendi acziyetini idrakten hem de acizlerin halini idrakten uzak. Ramazan belki bu halimizi gözden geçirmeye, kendimizi sorgulamaya bir vesile olur. Oruç tutmanın açlık dışındaki manalarını anlamaya vesile olur. Hele İslam'ın merhamet dilinin hiç konuşulmadığı bugünlerde kendimizi ve inanç dünyamızı revize etmeye ihtiyacımız var.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in Ramazan öncesindeki basın yemeğine giderken Ramazan üzerine bir konuşma ve paylaşım bekliyordum. Ancak Mehmet Görmez farklı bir noktaya dikkat çekti. Diyanet İşleri Başkanlığı Ramazan ayına ilişkin mesajlarını bu tema üzerinden verecek. Toplumda giderek artan merhametsizliğin ve yalnızlığın kökleşmesini engellemeyi sağlayacak bir toplumsal bilinç oluşturmaya yoğunlaşacak.

'Merhametini kaybeden bu dünyada en önemlisi de dinler merhametini kaybediyor' tespiti, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu kampanyası için önemli bir çıkış noktası oluşturuyor.

Mehmet Görmez bugünkü Müslümanın en önemli sorununun değerler hiyerarşisini kaybetmek ve dini, ritüeller haline getirmek olduğunu söylüyor. Çare olarak da dostlukların, aile bağlarının gevşemesine izin vermeden kalpler arasında merhamet şebekesini kurmak için Ramazanı değerlendirmek gerekliliğinden bahsediyor.

Diğer yandan yakın coğrafyamızda inanan insanlar arasında yaşanan çatışmalar İslam konusundaki bilgi kaynaklarımızı yeniden gözden geçirmeyi de zorunlu kılıyor. Dini anlatımların birçoğu ilahi vahyi ve İslam'ın ruhunu yansıtmıyor. Coğrafyamızdaki İslam algısı ağırlıklı olarak tarihi sürecin etkisini yansıtıyor. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in bu konuda dikkat çektiği noktalar da yaşadığımız tarihi dönemeç açısından önem taşıyor; 'Yakın coğrafyamızda modern selefilik, haricilik ile buluşuyor. Türkiye Müslümanları olarak mezhep kavgasının körüklenmesine destek olmamalıyız. Biz, sünniliği üst aidiyet olarak kabul etmiyoruz. Bizim için üst aidiyet Müslümanlıktır.'

Mehmet Görmez'in konuşmasında dikkatimi çeken bir başka nokta da Türkiye'nin en önemli üç meselesi olan etnisite-mezhep-azınlık konularının çözüm sürecine verdiği destek oldu.

Umarım bu dini yaklaşım kalplerimizde yer bulur. Dini, kalıpların dışında ruhu, değerleri ve ahlak bütünlüğü içinde anlamaya ve anlatmaya çalışırız. Sokak çocuklarına yetimlere, yaşlılara ve kimsesizlere karşı duyarlı bir din anlayışı yaygınlaşır.

Mehmet Görmez, konuşmasında Türkiye'de bulunan mültecilere de özel bir önem verdi. Suriyeli mültecilerin sayısı 1,5 milyonu buluyor. Evsiz yurtsuz yüz binlerce insanın hepsinin kamplarda kalması mümkün değil. Hadi kaldılar diyelim, geleceklerini nasıl kuracaklar? Kendilerine iş- güç, yeni bir hayat kurmak durumundalar. Çocuklar okula gitmeli, aile büyükleri para kazanmalı, travmalar tedavi edilmeli, yaralar sarılmalı, gençlerin eğitimi sürmeli. Kısaca hayatlarını yeniden tanzim etmeliler. Ancak hangi kimlikle, nerede ve nasıl sorusuna cevap vermek çok güç. Uzun süre havada asılı hayatlarla yaşamlarını sürdürmeye çalışacaklar. Hiçbir şeye karışmadan, korkudan, endişeden, tehlikeden, risklerden uzak bir hayat onlar için artık kolay değil. Hele de yoksullar için. Yıllar önce Beyoğlu'nun arka sokaklarında röportaj yapılan, İstanbul'a göç etmek zorunda kalmış bir annenin sözleri kulaklarımdan gitmez. 'Kızlarım kötü yola düşmeden, oğlum hırsızlık ve kötü işler yapan çetelere kurban gitmeden büyütebilsem yeter…'

Dünya değişirken Müslümanlar da değişiyor. Çevre sorunları, ekolojik yaşam, tüketim alışkanlıklarını frenleyen aktiviteler gibi birçok konu onların ilgi alanına giriyor. Bir Müslümanın gündelik hayatta yapılacaklara ilişkin notları da değişiyor. Böyle değişimleri doğru okumak gerektiğine inanıyorum.

Bu Ramazan 'Ramazan teyzeleri' ekibine ne kadar katılabilirim bilmiyorum. Ancak Ramazan teyzeleri, İstanbul camilerini tanımak için gönüllü görevlerine devam edecekler. Hayırlı Ramazanlar...

Başkanımız, Cumhurbaşkanımız
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret987695
Muhteşem Komutanlar




Finans - Borsa
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.57365.5959
Euro6.18786.2126
Köşe Yazıları

Diğer Linklerimiz
Kim Kimdir?