• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/

İstanbul Van Dayanışma Platformu

Video Arşivi
Araştırma Yazıları
Günün Sözü







TAM EKRAN YAPIN
Arkanıza Yaslanın 
Yumun Gözlerinizi..

Haftanın Kitabı
YakitHesabi.com

Muhteşem Resimler DEVAM

IslamicART 1   2   3
Hava Durumu
Başkanımız, Cumhurbaşkanımız
Takvim
Üyelik Girişi

Duyurular

  • Kırgınlıkların soğuğunda üşümek - 30/06/2009
  • TERCİHLERİMİZ, HAYATIMIZ olup çıkıyor. Her saniye bir karar verip, bir tercihte bulunuyoruz. Çoğu vakit dikkatimizi bile çekmeyen, önemsiz gördüğümüz konular dahil; yaşadığımız her anı yorumlayıp, bir sonuca varıyoruz. Her sonuç, bir kararın ve nihayetinde bir seçimin müsebbibi. Sevmek yerine nefret etmeyi, öfkelenmek yerine affetmeyi, ümit yerine ye’se düşmeyi gibi, birini diğerine tercih ettiğimiz bir hayatı planlıyoruz beşer aklımızca. “Ölçülerini bizim belirlediğimiz bir hayatı yaşamak zorunda olsaydık, ne halde olurduk?” diye sormayı denesek, ölçüsüzlük ve zulüm cevabını vermemiz çok güç olmayacaktır sanırım. Ne ki, hayatlarını Yaratıcının belirlediği bir ölçü üzere yaşamaya çalışanların hali de, sıklıkla itidalden yoksun bir görüntü arz ediyor.

     
    Ya duygularımız? Sevgimiz, sevdiklerimiz?.. Kırgınlıkların yaşattığı depremlerde sağa sola savrulan his dünyamız, kırmamak ve kırılmamak konusunda nasıl bir tercihte bulunuyor? Gönül iklimimizi, kırmak ve kırılmak soğuğundan uzağa nasıl düşürebiliriz?

     
    Severek desek… “Olur mu canım, zaten en çok da sevdiklerimiz canımızı yakmıyor mu? En fazla onlara kırılmaz mıyız, en derin yaraları onlar açmaz mı?” diye taarruza geçiverir zihnimiz.

     
    Sevgi, karşımızdakinin iyiliğini istemektir” diyen bir tanıma şahit olmuştum bir vakitler. Duyduğum andan itibaren, cidden sarstı beni dört kelimeden müteşekkil bu cümle. Kırgın olduğum ve sevip sevmediğimi bile sorgulamadığım birkaç kişi beliriverdi hemencecik zihnimde. İlişkilerimizde, sadece olması gerektiği için mi iyi ve doğru davranıyorduk; yoksa, karşımızdakinin iyiliğini gerçekten istiyor muyduk? Etrafımızda, ruhsuz ve fakat görünüşte düzgün görünen ilişkilerden oluşan bir halka mevcut muydu?

     
    İçine sevgi ve merhamet katarak münasebet kurduğumuz ilişkilerimizi diğerlerinden farklı kılan neydi? Mesela, çocuklarımız. Onlara karşı ne kadar da hoş görülüydük! Adı üstünde hoşgörü. Yani bakışlarımız, düşünüş ve değerlendiriş biçimlerimiz iyi ve güzel görmeye ayarlıydı onlara çevrildiğinde. Hiç mi hata yapmıyorlardı, hiç mi öfke duymuyorduk onlara? Hem de ne çok. Doğduğu andan itibaren dünyamızı alt üst eden, gecemizi gündüzümüzü şaşırtan; yaşı ilerledikçe karşımızda öfke ile debelenip duran bu mahluka karşı nasıl da sabırlıydık? Her haline kendimizce bir açıklama bulur, hiç iz bırakmayan bir leke sökücüyle yıkayıverirdik yapıp ettiklerini. Herkesin baktığı gibi bakıyormuş gibi dursak da, bizim gördüklerimizi göremezdi bir başkası. Onca kaprisi, haddi aşmayı, açıklayıcı ve hafifletici sebepler çerçevesinde düşünür; istesek de kırılamazdık onlara. Sevgimiz ve merhametimiz daima galip gelir; gönlümüz gerçek manada yaralanmazdı. Çünkü gönül dünyamızda yaptığımız ayar, buna asla müsaade etmezdi.

     
    Sevgi, muhatabımızın iyiliğini arzu etmekti ve biz çocuklarımızı çok seviyorduk. Ya diğerleri? Eşimiz, anne, babamız, kardeşlerimiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız… Kırılgan ruhumuzu acıttıkları için küsme ihtimalimiz olan herkes. Onlara bakarken, annenin çocuğuna yaptığı gibi, merhamet ve sevgi yüklü bir ayar yapmanın mümkünatı yok mu? İşte yine bir tercihe gelip dayandık. Sorduğumuz sorunun cevabını aramak veya “bu kadarı da fazla diye” söylenmek. Kâmil mü’min olma ümidiyle yola çıkanlara, bu sorunun cevabını aramaları, bulmaları ve yaşamaya gayret etmeleri öğütlenmiş hep. Hz. Ebu Bekir (ra)’in, vücudunun büyüyüp büyüyüp de, kendisinden başka hiçbir mü’mine yer kalmayacak kadar cehennemi kaplayacak hale gelmesini temenni edişinin ardında yatan ruh hali ile “Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız; iman etmedikçe de cennete giremezsiniz” diyen Rasulullah (sav)’ın ikazı, sorumuza cevap ararken karşımıza çıkacaktır elbet.

    Duyuru Arşivi

  • MAKALE
  • Ne IMF ne de Dünya Bankası
  • Bu Yazı Ağaç Diktirir
  • Yeni Çıkan Kitaplar
  • Hac Kuraları
  • Sibel ERSALAN'ın yeni kitabı çıktı.
  • Ağlamak
  • Beyaz Dünyam
  • Hayatın Lezzeti
  • Kedi Dünyası
  • ABD Doları ile Küresel Egemenlik
  • Edebiyatımızda İlkler
  • Defol IMF
  • Hasbihal
  • İhtiyaç Sahiplerine Bildirin Lütfen



  • Ziyaret Bilgileri
    Aktif Ziyaretçi1
    Bugün Toplam27
    Toplam Ziyaret995939
    Muhteşem Komutanlar







    Finans - Borsa
    Site Haritası
    Döviz Bilgileri
    AlışSatış
    Dolar5.87655.9000
    Euro6.52106.5471
    Köşe Yazıları

    Diğer Linklerimiz
    Kim Kimdir?